Dalış Eğitimindeki Sorunlar
kanal logom,Peter Salvatore,My Underwater World,Dip Gezgini
arka cerceve,Peter Salvatore,My underwater world

Dalış Sektör ve Eğitimlerdeki Sorunlar

  Yoğun bir hafta sonrası herkese tekrar merhabalar.

Bugün, banada biraz rahatsızlık veren Dalış Sektörü ve eğitimler hakkında düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Öncelikle dalış sporu dediğimiz ki bana göre spor olmayan, bir keşif ve bilinmiyen bir dünya olarak gördüğüm dalışı herkesin yapabileceği ( eğer kalıtımsal sorunlar yada rahatsızlıkları yoksa kişinin), ama herkesin yapmaması gerektiğini düşünenlerdenim.

Neden derseniz?

Çünkü, dalış disiplin üstüne kurulan bir aktivitedir ve uzun soluklu bir uğraştır. Burda, hedefleriniz doğrultusunda bu hedefler zorlayıcıda olabilir,olmayabilirde. Disiplin dediğimiz şey aslında küçüklükten gelen, belli farkındalıkları oturmuş insanlarda daha önplana çıkmaktadır. Doğa aktiviteleriyle uğraşacaksanızda bu disiplinin olması ve buna uyulması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzdende Dalış aktivitesi belli bir disiplin üstüne oturturulmalıdır. Burada sadece dalış değil, denizin dilindende anlamanız gerekir,rüzgarları bilmeniz gerekir. Deniz size anlatır, konuşur eğer siz bunu anlayabiliyorsanız. Aksi takdirde kendinizi riskli bir çıkmazın içinde bulabilirsiniz. Denizci sonradan olunmaz, ya öyle doğarsınız ve küçüklükten onunla beraber harmanlanarak büyürsünüz yada olmaz, bu işlerin pek ortası yok. Sektöre gelince, üzülerek söylüyorum içler acısı bir durum var. Burda çok iyi eğitim veren, hakkını veren eğitmenler ve kurumlar var ama yetersiz. Ben burda sistemleri, yok onun şu üstünlüğü var yok bu şundan şöyle demiyeceğim, çünkü hepsi belli bir ticari oluşum ve beklenti üstüne kuruludur. Burdaki ilk soru siz bu çemberin neresinde olmak istemeniz.

Endüstrinin, size sunmuş olduğu bütün kartları bir kenara koyun unutun onları il etapta. Çünkü bu size pazarkanırken, şöyle yapacağız, böyle yapacağız şu kadar dalışı yapman lazımki bizle Kızıldenize yada Afrikaya gelmen için vsvs... Dalıcı adayıda bu işi 10 – 15 dalışı yaptığında herşeyin çözümleneceğini düşünüyor. Zaten en büyük hata burda başlıyor ve sonrasıda çığ gibi büyüyor. Sonrada oturup tartişırız o şöyle dalıyor, bu böyle dalıyor vsvs. Sektör sizi bu tuzağa çekiyor. Peki sonra ne oluyor?

Eğitimlere hızlıca başlayıp, ardından su eğitimleri ve X seviyesinde bir dalıcı yaratılıyor. Kısa bir süre sonrada satılan yurtdışı turuna dahil edilip, dalış noktasında dalıcı adayımız sorunlar yaşadığında hem kendi şefki kırılıyor hemde bu kişiyi bu işten uzaklaştırmış, soğutmuş oluyoruz.

Kim kaybetti ?

Öncelikle kurum, sonra dalıcı adayı. Aday kendini toparlayıp başka bir kurumla devam edebilir belki, ama sizden kaçmıştır ve dışarda yayılacak konuda, o kurumun işe yaramadığı sakın ordan eğitim almayın olucaktır.

Şimdi kim kaybetti ?

Yine eğitim merkezi, kurum. Ben hep şunu söylerim. Dalıcı adayı yada balıkadam hiç bir zaman kaybetmez, merkez kaybeder. Önce ahlaklı bir şekilde ticareti öğrenmeiliyiz. Burda yetişen bir insan var ve o size canını emanet ediyor. Bir sürü evrak imzalıyor dalıcı adayı, bir şey olduğunda belki kurum kendini o şekilde sıyıracaktır, ama işin vicdani boyutu herşeyden yukarda olmalı, en azından benim için öyle. Kaliteli dalıcılar yetiştirmeliyiz.Dalış, sanıldığı gibi masum bir aktivite değildir. Asla hafife almayın, hafife alırsanız sadece dalışı değil, denizide hafife almış olursunuz.

“Dalış çok güvenli bir aktivitedir” lafını çok duyarsınız, duyacaksınızdırda. Çizgiler doğrultusunda yaparsanız evet, ama kendize göre esnetmeye yada kendiniz kurallar çıkarmaya başlarsanız o zaman kapınızdaki en büyük düşman olabilir.

Yapılan karşılaştırma,genelde araba kullanmanın riskiyle karşılaştırılmaktadır, eğitmen size risksiz olduğunu anlatmaya çalışabilsin diye genelde böyle bir örnek verir. İstanbulda 4 milyon araç hergün trafiğe çıkıyorsa, 4 milyon dalıcıyı her gün daldıralım Marmaraya , ozaman karşılaştırmasını yapalım. Yukardada bahsettiğim gibi, bizim yaşam alanımız olmayan bir yerde misafiriz, bunu hiç unutmayın ve misafir gibi davranın, nazik ve her canlıya saygı duyun.

Temelinizi güçlü tutun, acele etmeyin bröve alıp Kızıldenize gitmek için. Kızıldenize gidip bir ton para harcayıp keyfini çıkaramamak mı yoksa tam keyfine varıp herşeyi görmek mi tercihiniz olurdu?

Bu yüzden koşmayın, iyi yüzerliliğiniz olsun, çalışın sık dalış yapın. Değişik sularda dalış yapın. Hep aynı yerde dalışlar yapmayın. Bedeniniz, beyniniz o psikolojiyi görsün, alışsın. O stresi yaşayın. Spor yapın. Yediklerinize dikkat edin. Dalış fizik kondüsyon istiyen bir aktivitedir. Kısacası bedeninize özen gösterin, o zaman bu işi çok uzun yıllar yapabilirsiniz.

Unutmayın, hiçbir şey sağlığınızdan ve güvenliğinizden daha öne geçememeli...

Hepinize sağlıklı, huzurlu bir hafta dilerim. Web sitemden artık bütün çalışmalarımı takip edebilirniz.Arzu ederseniz youtube kanalıma abone olup videolarımı takip edebilirsiniz. Sualtına meraklıysanız burada yapmış olduğum çekimler ve gelecek olan belgesel projeleri de yer alacaktır. Aşağıdaki linkten youtube kanalıma ulaşabilirsiniz .

Doğada ve mavide kalmayı unutmayın.

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UC6JbQlZ9tjIchIop-kGEUqw

Instagram: peter_salvatore

Web Site: www.psalvatore.com

Bir sonraki yazıma kadar şimdilik hoşçakalın.

Peter Salvatore.

Ana Sayfa