Dalışın Altın Kuralları

Dalışın Altın Kuralları

Tekrar Merhabalar.

Umuyorum herkes çok iyi bir hafta geçiriyordur. Hayatımızın en önceliği sağlık olmalıdır. Gerek ruh ve beden sağlığı olmadan hiç bir şey olamıyor.

Bugün yavaş yavaş dalış konusuna ve dalışın vazgeçilmez bazı kuralları hakkında bilgilerimi, düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışıcam. Kısaca bu kurallardan bahsedicek olursam.

• ASLA YALNIZ DALMA

Asla yalnız dalma kuralı aslında dalışın ciddi ve dikkate alınması gereken kurallarından biridir, neden derseniz ?

Dalış ekipman bazlı bir aktivitedir, ve ne kadar özenli olursanız olun her şeyin bir yıpranma payı olduğundan dipte oluşabilecek bir ekipman sorununda eğer yanınızda biri yok ise sıkıntı yaşıyabilirsiniz. Buddy sistemi olarakta bilinen, yanınızda bir dalış eşi mutlaka olmalı ve dalış eşlerinin gerek seviyesi ve yapacakları dalış türüde önemlidir. Yani seviyeler birbirine yakın olmalıdır ki, oluşabilecek bir sorunda iki kişiden biri sorunu anlıyıp, kavrayıp ona göre çözüm üretebilsin. Solo dalışı dediğimiz dalış türleride vardır, ama bunların eğitimi ve tecrübesi farklıdır ve farklı bir disiplin gerektirir. Bu yüzden bir buddy sistemi ile dalmak daha güvenlidir. Bir diğer önemli husus ise buddylerin birbirinden çok uzaklaşmaması. Kural bir kol mesafesi uzunluğudur, ama buna uyan çok yoktur. Hele hele fotoğraf yada video çekiyorsanız, bu iyicene ihlal olmaktadır. Bu yüzden eğer video yada fotoğraf çekiyorsanız, yanınıza alacağınız dalış eşi ne video nede fotoğraf çekiyor olsun, böylelikle size göre daha iyi konumunu ayarlıyacaktır ve sizide kontrol etmesi açısından daha güvenli olucaktır.



• NEFES TUTMA

İkinci önemli kurallardan biri ise dalış esnasında nefes tutmamak. Bazı dalıcı arkadaşlar gerek egolarından mı artık bilemiyorum, yüzeye çıktıklarında, diğer dalıcı arkadaşlarından çok havaları olsun diye nefes tutarlar, bunuda marifetmiş gibi anlatırlar. Peki ne olur nefes tutuğunuzda ?

Öncelikle yaşadığımız alan 1 ATM yada atmosfer basıncı olarak kabul edilir. Yani 1 atm=1,013 bardır. Bu doğrultuda tüpümüzün içinde %21 o2 ve %79 oranında Azot,Nitrojen bulunur. Biz bunu bulunduğumuz ortam basıncında soluruz. Örnegin 10 metreye dalan biri, 10 m= 2 atm olucağından soluduğumuz gazlar çarpı iki olucaktır. Buda ciğer kapasitemize giren havanın derinlik arttıkça yükseldiğini göstermektedir. Bu hava alveollerde hava keseciklerinde sıkışır. Dibi terketmeye başladığımızda vücütta birikmiş olan fazla azot ve diğer gazlarında atılımı başlar. Eğer biz nefes tutarak yükselirsek,alveorlerde sıkışan hava, ortam basıncın düşmesiyle genleşmeye geçecektir ve Akciğer barotravması geçirerek, ciddi rahatsızlanmalara, sakatlıklara, hatta ölüme kadar gidebilecek durumlarla karşılaşılınabilir. Bu yüzden nefes tutmayın ve her daim nefes kontrolünüzü su üstüne gelene kadar kaybetmeyin.

• DEKOMPRESYON LİMİTLERİ İÇİNDE KALMAK

Dekompresyon hastalığı halk adıylada bilinen VURGUN hastalığının adıdır. Bu hastalık yüksek basınç altında oluşan bir hastalıktır. Vücüdumuzda birikmiş olan Nitrojen (Azot) vücüttan atılması gerektiği sürede atılamassa, dalıcı Dekompresyon hastalığına yakalanır. Yani, dipte bulunduğumuz derinliğe göre ve geçirdiğimiz süre zarfında, dokularımız Azotla dolar, bu gaz halden sıvı hale dönüşür. Dalgıç dibi terketmeye başladığında vücüttan yavaş yavaş azot atılımı başlar. Eğer dalgıç, çıkması gerektiği hızdan daha hızlı çıkarsa, vücüdunda birikmiş olan Azot, kabarcık hale gelicek ve birikmiş olduğu bölgeyi hasara uğratıcaktır. Genelde Azot, yağlı dokularda çözülür, yani yağı sever. Bu hastalığa yakalanmamak için, daha doğrusu riskleri azaltmak için, dalış öncesi ve sonrası sigra, alkol,gazlı içecekler, kafein tüketmemek, bol bol su içmek gerekmektedir. Düzgün uyumak ve spor yapmak. Cıkış hızlarına uymak ve emniyet beklemesini atlamamak. Dekompresyon halen bir teori olarak bilimde yer bulmaktadır. Bu yüzden dikkate alınması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.

• HAVANI KONTROL ET

Dalışta hava kontrolü, gerek suya girmeden ve dalış esnasındada kontrol etmek önemlidir. Suya atlamadan evvel mutlaka manometrenizden havanızı kontrol ediniz. Regülatörü ağzınıza koyup bir kaç nefes çekin. Nefes çekerken, manometreniz’den ibrenin oynamadığını kontrol edin. Eğer nefes çekerken ibre oynuyorsa tüpünüz tam anlamıyla açık değildlr. Eğer tüpü açtığınızdada halen oynama varsa, birinci kademede yada Reğülatörde sorun olabilir. Mutlaka suya atlamadan evvel bu kontrölleri yapmayı ihmal etmeyiniz. Dalış esnasında 100 bara geldiğinizde, başlangıç noktanıza geri dönmeye başlayınız ve yavaş yavaş derinliğinizi azaltınız. Buddynizin havasınıda, zaman zaman sorunuz ve kontrol ediniz. Eğer beklenen süreden daha kısa sürede 100 bara ulaştıysanız dalış liderinin yada eğitmenin size hava sormasını beklemeden lidere yada eğitmene havanızın 100 bara geldiğini söyleyiniz.

Dalış kırmızı çizgileri geçmediğiniz sürece, çok keyifli ve güvenlidir, ama cahil cesareti ile bana bir şey olmaz düşüncesiyle bakarsak bu işe,o zaman canlı bombadan farklı olmamış olursunuz.

Hepinize sağlıklı, huzurlu bir hafta dilerim.

Yotube kanalıma arzu ederseniz abone olup takip edebilirsiniz. Sualtına meraklıysanız burda yapmış olduğum çekimler ve gelicek olan belgesel projeleride yer alıcaktır. Aşağıdaki linkten abone olup takip edebilirsiniz.

Doğada ve mavide kalmayı unutmayın.

Youtube: https://www.youtube.com/channel/UC6JbQlZ9tjIchIop-kGEUqw

Instagram: peter_salvatore

Web Site: www.psalvatore.com

Bir sonraki yazıma kadar şimdilik hoşçakalın.

Peter Salvatore.

Ana Sayfa