Hayal Gücümüz ve Yapamadıklarımız

Hayal Gücümüz ve Yapamadıklarımız

Merhabalar...
Şimdi bir çoğunuz belkide diyeceksiniz benim hayal gücüm geniş zaten, niye bunları bize anlatıyorsun...

Eminim öyledir, geniştir yada kişi düşündüğü gibi kendini öylede sanabilmektedir. Ama iyi kötü herkesin bir hayal gücü vardır zaten. Esas sorun kendi ülkemizde bunu kullanamamakta. Dikkat edin televizyonda bir çok ekstrem aktivitelerde örneğin tek tekerlekli bir bisiklet tekerleği ile dağın zirvesinden tutunda, yenilikçi yaratıcı basit mekanik buluşlara kadar olan bir çok videoların yurtdışı menşeli olduğunu görmekteyiz. İyi de nüfusumuzun yarısına yakın bir genç kesimden neden böyle yaratıcı buluşlar çıkamamakta ?

Çoğu insanla bunun en kolay ve bana göre kaçamak cevabı olan paraya bağlarlar. İşte o ülkelerin olanakları daha fazla bizde de o olanaklar olsa alalarını yaparız falan filan gibi. Hayal gücü için olanağa ihtiyacınız yoktur. Bu tamamen beyin nöronlarımızın nasıl birbirleriyle etkileştiğiyle alakalıdır.

Peki neden ? Eksik ne ?

Çok mu tembeliz, genlerimizde mi yok, hazırcılık daha mı işimize geliyor...

Bana göre bu çocukluktan başlayan bir gelişim süreci olduğunu düşünüyorum. Kendi ülkemizde yetişmiş bir çocukla Avrupada yetişmiş bir çocuğu karşılaştırdığımızda ve iki ailelerinde alım güçlerinin birbirlerine yakın olduğunuda düşünürsek, bizim taraftaki anne baba kendilerininde yetişmiş olduğu tarzdan ve şekilden ötürü çocuğa bilgiden çok korku ve baskı düzenini aşılamaya çalışacaktır. Maalesef bu korku ve baskı düzeni onun çocukluğuna işleyeceğinden yetişkinliğindede bu sorun onun arkasından peşini bırakmayacaktır. Tabiki istisnalar vardır, ama o farkındalığa gelebilmek önemli. Mesuliyet sahibi olmanın ne olduğunu küçük yaştaki bir çocuğa veremessek hiç bir zaman veremeyiz. Yapma, etme, konuşma, dur, kalk, otur adeta robot gibi büyürse zekası ve hayal gücü ne kadar gelişebilir ki ? Söylediği fikirlere, her ne o olursa olsun içinden bir kelimeyi bile cımbızla çıkarıp alamassak, nedemek istediğini anlayamassak umursamassak nasıl başarı bekliyebilirizki.

Avrupada ise, aman düştü, yok karşıdan karşıya geçerken çocuğun önüne etten bariyer gibi bariyer kurularak onları karşıya geçirmezler, çünkü neyin ne olduğunu anlatırlar, sen küçüksün daha anlamassın mantığı malesef bizlerde mevcut. Küçük yaşta özgüven verildimi, işte ozaman içindekini kendi gibi dışarıya çıkarabileceği insanlarla bir arayada gelince o zaman bizim izleyipte vay be dediğimiz işler, buluşlar ortaya çıkmaktadır. Kısacası hepsi birer hayal ürününden ortaya çıkmıştır. İkinci parti aile kısmından sonra aldığımız yarı paranoyak, tutuk tavırlarmızla okula başladığımızda oradada ayrı bir hikaye başlamakta.

Okul, zaten oturmamş gelişmemiş hayal gücümüzü, içimizdeki az da olsa çıkabilecek tutkuyuda sistemin şeklinden ötürü iyicene yok etmeye başlar. Makine gibi sadece sınav ve test üstüne odaklanan ve testlerde iyi not alınca sanki yepyeni bir keşif yapmış gibi sevinen, kötü not aldığındada intahara kadar gidebilecek durumlara gelebilen bir sistemin içinde adeta o beyinlerin yok olup gittiğini görmekteyim. Ne yazıkki, erişkin yaşlarada geldiklerinde halen bu kalıtımsal sorunlar, farkındalığın gelişememesi, yada hayalindekini söylemeye bile utanan, eğer söylersem benim için deli derlermi gibi kaygılara kapılan bir sürü insan kayıp yok olmakta dır.

Ben hep şunu savunurum, her kişinin içinde mutlaka bir değer yatıyordur, ne yaparsanız yapın sevdiğiniz her ne varsa ona odaklanın ve onuda en iyi şekilde yapmaya bakın, en iyiden kastım karşınızdakini egolarınızla ezerek bir şey bilmeyerek değil, daha farklı nasıl olabiliri düşünerek, değer katarak yapmalısınız. O zaman hem mutlu bir birey hemde tutkuyla sarıldığınız ve bir amaç güttüğünüz bir tutkunuz olur. Amaçsız yaşadığımız sürece yaptığınız işinde bir anlamı kalmaz, ki zaten bu kişiyi mutsuz edecektir. Eski yıllarda sokaklarda çocuklar her türlü oyunu oynarlardı. Sorun bakalım yeni yetişenlere hangi sokak oyunlarını biliyorlar. Tek bildikleri Tablette yada PlayStationda Fifa ya benzeri bir çok oyun oynadıkları. Oyun oynayın ama bir tanesininde en basiti bile nasıl yapıldığını araştırın, siz yapın, uğraşın. Aman ne olacakki nede olsa yaptılar bunuda deyip bir kenara çekilmemek gerek. Hayal gücü evde gelişmez, gözlemle gelişir. Bir yaprağın sallantısı bile size çok şey ögretir.

Hepinize sağlıklı, huzurlu bir hafta dilerim.

Yotube kanalıma arzu ederseniz abone olup takip edebilirsiniz. Web sitemende sualtı ile ilgili yazılar bulabilir arzu edersenizde takip edebilrisiniz.Sualtına meraklıysanız kendi You Tube kanalımdada videolara ulaşabilirsiniz.

Doğada ve mavide kalmayı unutmayın.

Instagram: peter_salvatore

Web Site: www.psalvatore.com

Bir sonraki yazıma kadar şimdilik hoşçakalın.

Peter Salvatore.

Sualti Dunyam

2017 © Copyright by Peter Salvatore