Bozcaada Bölüm 2

Bozcaada Bölüm 2

500 yıldır Türkler ve Rumların bir arada yaşadıkları Bozcaada’da, 1831’de yapılan ilk nüfus sayımına göre 439 Türk ve 793 Rum varken, 1854'te yaklaşık 1300’ü Türk olan toplamda 4.000 kişi yaşamaktadır. Ayrıca, adada yaklaşık 200 öğrencisi olan bir Yunan Okulu da bulunmaktadır.

Temmuz 1874'te bir yangın çıkarak her yeri tahrip etmiş, 1876'da adada bulunanlara Türkçe, Arapça ve Farsça öğrenim görülen (22 öğrenci) bir ortaokul yaptırılmıştır. 1878'de adada 504’ü Müslüman olan 2015 erkek ve 800 ev bulunmaktadır. 1893 Osmanlı genel nüfus sayımına göre, 2.479 Yunanlı, 1.247 Türk, 103 Yabancı Uyruklu ve 6 Ermeni adada yaşamaktadır.

Bozcaada bölüm2, bozcaada nerededir, bozcaada dalış yapmak, bozcaadaya nasıl gidilr, bozcaada tarihi hakkında bilgi 1912 yılında İstanbul/Konstantinopolis Ekümenik Patrikhanesi kendi nüfus sayımını gerçekleştirdiğinde, adanın nüfusunun 5.420 Yunanlı ve 1.200 Türk olduğu bulunmuştur. 1927'de resmi nüfus sayımına göre, adada 2.500 Yunanlı ve 1.247 Türk vardır.

TÜRK RUM ERMENİ YABANCI UYRUKLU

1831 439 793
1854 1300 2700
1878 504 1511
1912 1200 5420 6 103
1927 1247 2500
2000 2000 22
20. yüzyılın başlarında, Türklerin elinde bulunan adada, bahçeli ahşap evlerde yaşayan yaklaşık 2000 kişi bulunmaktadır. 2000 yılına kadar, adada kalıcı olarak yaşayan Yunanlıların sayısı 22'ye düşmüş, 2011 yılında nüfus sayımında nüfus 2.472 olarak sayılmıştır. Tarihsel olarak Türk Mahallesi güneyde, Yunan mahallesi kuzeydedir. Her birinin kendi dini kurumları, Türk tarafında camiler ve Yunan tarafında kiliseler bulunmaktadır.

Yunan Mahallesi, 1874’de çıkan yangında yıkılmış ve yeniden inşa edilmişse de Türk mahallesi daha eski bir tasarıma sahiptir. Evler iki bölgede mimari olarak farklıdır. Izgara planlı Yunan bölgesinde işletmeler, galeriler ve oteller bulunmaktadır. Bu bölgeye, Tanrı'nın Annesi Dormition Kilisesi'nin çan kulesi hâkimdir. Her yıl 26 Temmuz'da Yunanlılar St. Paraskevi'nin Bayramını yemek ve dans ile kutlamak için burada toplanmaktadırlar.

1906 yılında kasaba ithalatı 17.950 liraya, başlıca şarap ve kuru üzüm ihracatı 6.250 liraya ulaşmıştır. Aynı sene limanın yakınındaki deniz içine telgraf kabloları döşenmiş, bir telgraf istasyonu görev yapmakta ve iki haftada bir Avusturya gemisi gelmektedir. Liman şiddetli kuzey rüzgârlarından gemileri korumaktadır. Birinci Balkan Savaşı sırasında 20 Ekim 1912'de Yunan ve Osmanlı filolarının deniz savaşında Bozcaada, Kuzey Ege'nin Yunan Donanmasının kontrolü altına giren ilk adadır. Bozcaada nüfusunun bir parçası olan Türkler Yunan kontrolünü hoş karşılamamışlardır.

Balkan savaşını sona erdirme müzakereleri Aralık 1912'de Londra'da başlamış ve Ege Adaları sorunların en önemlisi olmuştur. Bu konuya, iki farklı tarafta birleşen ülkeler olarak başlanmış, ancak I. Dünya Savaşı'nın ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın patlak vermesi sorunu bir kenara bıraktırmıştır. Bu tarihten itibaren Osmanlılar ve Venedikliler arasında Bozcaada için mücadeleler olmuş ve adanın hâkimiyeti zaman zaman Venediklilere geçmiş, Osmanlı yönetiminde geçen uzun bir dönemden sonra, Balkan Savaşları sırasında 1912’de Yunanistan tarafından işgal edilen ada, Osmanlı filosunun Çanakkale Boğazı'ndan geçme kabiliyeti sınırlandırılmıştır. Yunan ada yönetimi 12 Kasım 1922'ye kadar sürmüştür.

1923 Lozan Anlaşmasıyla Gökçeada ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.

Birinci Dünya Savaşı Gelibolu Seferi sırasında İngilizler adayı bir tedarik üssü olarak kullanmışlar ve askeri operasyonlar için 600 metrelik bir hava yolu inşa etmişlerdir.

Türk Kurtuluş Savaşı'nın ardından 1923 yılında yeni Türkiye Cumhuriyeti ile Lozan Antlaşması kabul edilmiş ve yerel Yunan nüfusu için özel özerk bir idari statü garanti edilmiştir. Anlaşma ile adalardaki Ortodoks Hristiyanları Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşen nüfus değişiminden hariç tutulmuştur. Lozan Antlaşması’nın 14. maddesi 2. paragrafı uyarınca zorunlu sınır dışı edilmekten muaf tutulmuş, her iki ulustaki azınlıkların haklarının korunması için özel garantiler sağlanmıştır.

Antlaşmaya rağmen, Yunanistan ve Türkiye arasındaki uluslararası ilişkilerin durumu, daha geniş dünya sorunları ve iç baskılar, Bozcaada/Tenedos'da hayatı etkilemiştir. 1926'nın başlarında Bozcaada/Tenedos ordusunun askerleri ve yedekleri Anadolu'ya taşındığında büyük panik meydana gelmiş ve baskıdan korkan Yunanlı gençler adadan gitmiştir.

1927'de Yunanca dil öğrenimi yasaklanmış ve Yunan okulları kapatılmıştır. İki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir dönüm noktası olan 1930'daki Greko-Türk yakınlaşması Bozcaada/Tenedos'un da bazı faydalar elde etmesine yardımcı olmuştur. Dahası, Eylül 1933'te Amerika'ya göç eden bazı adalıların kendi ülkelerine dönmelerine ve yerleşmelerine izin verilmiştir.

1950'lerde Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerilim azalmış ve 1151/1927 sayılı yasa kaldırılmış ve yerine 1951'de 5713 yasasına göre Bozcaada/Tenedos'daki okulların müfredatına düzenli olarak Yunanca dil dersleri eklenmiştir.

Ayrıca, adaya seyahat kısıtlanması rahatladıkça, İstanbul'dan ve yurtdışından artan sayıda Yunan turist Bozcaada/Tenedos'u ziyarete gelmiştir. Bu turistler sadece ihtiyaç duyulan ek gelirleri getirmekle kalmamışlar, aynı zamanda adanın yirmi yedi yıllık izolasyonuna da son vermişlerdir.

Bununla birlikte, 1963'te Kıbrıs üzerindeki gerginlikler arttığında, Türk hükümeti tekrar Yunanca dil eğitimine bir yasak koymuş 1964 Arazi Kamulaştırma Kanunu (6830 sayılı) ile adadaki Yunanlıların çiftlik mülkleri sahiplerinden alınmıştır.

Göçmenler Türk vatandaşlığını almışlardır fakat onların torunları bu hakka sahip değildir.1960'lı yıllarda adadan ayrılan Yunanlılar, genellikle mülklerini, Türk komşularına satmışlardır. Son yıllarda adalardaki farklı dini gruplar arasındaki ilişkilerde bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. 2005 yılında ortak bir Yunan ve Türk heyeti Bozcaada/Tenedos'u ziyaret etmiş ve Türk hükümeti Bozcaada/Tenedos'ta Ortodoks Kilisesi'nin çan kulesinin restorasyonunu üstlenmiştir. (aslı 1869'da inşa edilmiştir.)

Başlıca endüstriler turizm, şarap üretimi ve balıkçılıktır. Ada, yüzyıllardır üzümleri, şarapları ve kırmızı haşhaşlarıyla ünlüdür. Ada yıl boyunca rüzgârlıdır ve bu da iklimi üzüm yetiştirecek kadar kuru ve sıcak yapmaktadır. Corvus (Şarap Markası), Bozcaada'ya modern şarap yapım tekniklerini tanıtmıştır. Osmanlı gezgin Evliya Çelebi 16. yüzyılda dünyanın en iyi şaraplarının Bozcaada üretildiğini yazmıştır. Antik çağda şarap üretimi Dionysos kültüyle ilişkilendirilirken, üzümler yerel para biriminde de tasvir edilmiş, yerel şarap kültürü Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Adada üzüm bağları antik çağlardan beri vardır ve bugün adanın toplam arazisinin üçte birini ve tarım arazilerinin% 80'ini kaplamaktadır.

1800'lerin ortalarında, ada yılda 800.000 varil şarap ihraç etmiştir. Doğu Akdeniz'deki en iyi şaraptır. 1923'ten önce, adadaki şarap üretimi sadece Yunan nüfusu tarafından yapılmaktayken, bu tarihten sonra Türk yerli şarap üretimi artmış ve adadaki Yunanlılar Türklere şarap yapmayı öğretmişlerdir. 1980'de adada 13 şarap üretim tesisi bulunmaktayken, bugün Türkiye'nin en büyük şarap üretim alanlarından biridir ve dört yerel şarap çeşidi Çavuş, Karasakız (Kuntra), Altınbaş (Vasilaki) ve Karalahna bulunmaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda Cabernet Sauvignon gibi geleneksel Fransız şarap çeşitleri de önem kazanmıştır. Üzüm hasadı şenlikleri her yıl Eylül ayının ilk haftasında yapılmaktadır.

Adanın doğal bitki örtüsü maki ve ufak çalılıklardan oluşmaktadır. Bozcaada'dan mercanköşk (Kekik) Yunan mutfağında kullanılan lezzetlerden biridir. Adanın boz görünmesinin sebebi rüzgâra açık kısımlarda ağaç yetişmemesindendir. Kuytu kısımlarda yer yer çamlıklara rastlanmaktadır.

Adanın orta kısmı tarımsal faaliyetlere uygun olup, adanın güneybatı kesiminde küçük bir çam ormanı da vardır. Adanın en batı kısmında tarıma elverişli olmayan büyük kumlu alanlar bulunmaktadır. Adanın güneybatı kısmında kuzeyden güneye doğru uzanan küçük akarsular vardır. Tatlı su kaynakları ada için yeterli değildir, bu nedenle anakaradan su çekilmektedir.

Adayı örten ağaçlar savaş sırasında yok edilmiş, 19. yüzyıl boyunca, şarap üretimi kârlı bir iş olarak kalırken, adanın yıllık buğday üretimi adalıların tüketiminin sadece üç ayını karşılayacak kadar olmaktadır. Şarap dışında, adanın tek ihracat kalemi yündür. Ayrıca armut, incir ve dut ağaçlarını adaya alıştırmak için girişimlerde bulunulmuştur. Bununla birlikte, meyve ağacı yetiştiriciliği yanı sıra adada incir ağaçları bulunmaktadır.

Ekilebilir alanın geri kalanı zeytin ağaçları ve buğday tarlaları ile kaplıdır. Tarımın çoğu adanın merkezi ovalarında ve yumuşak tepelerinde yapılır. Adanın kırmızı haşhaşları az miktarda şerbet ve reçel üretmek için kullanılır. Koyun ve keçiler, adanın tarıma elverişli olmayan engebeli kuzeydoğu ve güneydoğu kesiminde yayılmaktadır. Üzüm yetiştiriciliğine katılan çiftçi sayısı son yıllarda 210'dan 397'ye yükselmiştir, ancak çiftlik alanı 1.800 hektardan (18 km2) 1.200 hektara (12 km2) düşmüştür.

Balıkçılık adanın ekonomisinde önemli rol oynar, yerel balıkçılık endüstrisi küçüktür ve liman otoritesi 2011 yılında 48 tekne ve 120 balıkçı saymaktadır. Yerel balıkçılık yıl boyuncadır ve deniz ürünleri her mevsim elde edilebilir. Balık nüfusu yıllar içinde azalmış, küçülmekte olan bir balıkçılık endüstrisi ile birlikte, turizmdeki artış ve bunun sonucunda daha fazla deniz ürününe olan talep sektöre fayda sağlamıştır. Ada, Ege Denizi’ndeki balıkların mevsimsel olarak göç ettikleri ana rotalardan birindedir. Göç döneminde dışarıdan tekneler balık tutmak için adaya gelmektedir.

Turizm 1970'lerden beri önemli fakat sınırlı bir ekonomik faaliyet olmuştur, ancak 1990'lardan itibaren hızla gelişmiştir.

Adanın ana cazibe merkezi, gece aydınlatılan ve açık denize bakan 1815 yılında yeniden inşa edilen kaledir. Adada 14. yüzyıldan önce belgelenmemiş bir kale vardır ve Fenikeliler, Romalılar veya Venedikliler tarafından inşa edildiği düşünülmektedir. Ancak kale, Papa'nın tavsiyesi üzerine Venedik ve Cenova arasındaki Chioggia Savaşı'ndan sonra yıkılmıştır ki, bu da daha önce kimler tarafından yapıldığının bilgisini imkânsızlaştırmıştır. Osmanlı İmparatoru II. Mehmet 1455'te adayı fethettiğinde kaleyi yeniden inşa ettirmiştir.

Ada, 2010 yılında Condé Nast'ın Reader Choice ödülü ile dünyanın ikinci en güzel adası seçilmiş, ertesi yıl, Avrupa'nın en iyi 10 adası için aynı dergide okuyucular listesine girmiştir. Condé Nast 2012 yılında antik binaların kalıntıları, daha az kalabalık plajları ve kalacak yerler nedeniyle Bozcaada'yı yine dünyanın en iyi 8 adasından biri olarak seçmiştir.

Bozcaada'nın bulunduğu coğrafyadan farklı, kendine özgü bir iklim yapısı bulunmaktadır. Akdeniz ikliminin etkisi altında olmakla birlikte boğazın tam çıkışında yer alması nedeniyle kuzey rüzgârlarını oldukça fazla almaktadır. Bu durum nem oranının düşük olmasına ve böylece iyi üzüm yetişmesine olanak sağlamaktadır. Adada Akdeniz iklimi vardır Ortalama sıcaklık 14 C°’dir.

Adadayken rüzgârla yaşamayı öğrenmek, denize girilecek yeri rüzgârın yönü belirlediğinden rüzgârın Poyraz mı yoksa Lodos mu estiğini bilmek bir gereklilik halini almıştır.

Türkiye anakarasından ulaşım Geyikli ve Çanakkale ilçelerinden feribotlarla yapılmaktadır. Geyikli iskelesinden feribot seyahati hem yolcular hem de otomobiller için mevcuttur ve yaklaşık 35 dakika sürmektedir. Seabird Airlines 2012 yılında İstanbul'dan adaya uçak seferleri yapmaya başlamış ve 2012 yılında, Türk hükümeti adada bir gümrük ofisi açarak muhtemelen Yunan limanları ve ada arasında gelecekteki doğrudan seyahatlerin yolunu açmıştır.

Bozcaada, Türkiye'de çevre bilincine sahip nadir yerlerden biridir. Yerel yönetim, dernek ve sivil inisiyatif girişimleriyle;

• 2000 yılından beri rüzgâr türbinlerinden enerji üreterek hem adanın hem de Çanakkale'nin ihtiyacı karşılanmaktadır.

• Ada’da kullanılan plastik, kâğıt, cam ve teneke kutu çöplerinin atılabileceği geri dönüşüm kumbaraları bulunmaktadır.

• Adada, naylon poşet kullanımı 2008 Temmuz ayından itibaren durdurulmuştur.

• 2005 yılında Bozcaada Kaymakamlığı tarafından uygulamaya konulan Organik Tarım Projesi sayesinde bağ alanlarının bir kısmı ilaçsız üretime geçmiştir.

• 2011'den beri her yıl adada yarı maraton koşulmaktadır.

Tarihi Olaylar

• Helenistik dönemde Mısır tanrıçası İsis de Tenedos'ta ibadet etmiştir.

• Strabo'ya göre, Bozcaada ve Tenea (Yunanistan Korint'te bir kasaba) halkları arasında bir akrabalık vardır.

• Rivayetlere göre, Thales Tenedos'ta ölmüştür.

• Bir gökbilimci olan Cleostratus, Bozcaada/Tenedos'ta yaşamış ve çalışmıştır, ancak Thales ile orada tanışıp tanışmadığı bilinmemektedir.

• Cicero'ya göre, Bozcaada/Tenedos hükümdar Tenes’i ilahlaştırılmıştır.

• Midilli ile birlikte Bozcaada/Tenedos'ta, üzerlerinde Yunanca yazı yazan ilk madeni para basılmış, Amphora, üzüm salkımı ve şarap kaplarının figürleri kabartma olarak kullanılmıştır.

• Veba'yı hem koruyan hem de veba getiren bir tanrı olan Apollo Smintheus, Geç Bronz Çağı’nda Bozcaada’da ibadet etmiştir. • Abudimus, 4. Yüzyılda adada katledilmiş Hıristiyan şehididir.

• Demokratlar, (Eski Yunanca: Δημοκράτης), erkekler güreşinde eski Olimpiyat şampiyonu. Leonidaion'da Milet'in Dionysicles (Antik Yunan: Διονυσικλῆς) tarafından yapılmış bir heykeli vardır

• Ada Osmanlı topçu birliği şirketine ev sahipliği yapmıştır.

• II. Meletius, İstanbul'un Ekümenik Patriğidir. (1768-1769)

• Kültür Türk filmi "Akıllı Köpex Max" (Max - Akıllı Köpek) 2012 yılında Bozcaada'da çekilmiştir.

• 2013 yılında adada bir başka Türk filmi "Bir Küçük Eylül Meselesi" çekilmiştir.

Deyimler

• Yunanlılar "O bir Tenedos adam" (Eski Yunanca: Τενέδιος ἄνθρωπος) dediğinde sorgulanamayan bir kişi için kullanırlar,

• "Tenedian balta ile kesmek" (Antik Yunanca: Τενέδιος ξυνήγορος) kesin bir ifadeyi anlatmak için kullanılmıştır.

Dr. Ayşin Nalân YETMEN

Lojistik ve Ulaştırma Bilim Uzmanı

Konu ile ilgili Podcast yayınını da buradan dinleyebilirsiniz.

Abonelik Formu

* gerekli yerler

Sualtı Dünyam

2017 © Copyright by Peter Salvatore